Tarih : 2026.05.17 22:46:41Yolda Karşılaştıklarım
YOLDA KARŞILAŞTIKLARIM…
Meslek kaynaklı meraklı göz, baktığı sürece nedense görmeden geçemiyor. Havalimanı yolumun üzerinde gördüklerimde, hele taşıdığımız telefon maharetli ise onun için görülmeden geçilmiyor. Sabah durakta 448 numaralı halk otobüsünü beklerken gözüme takıldı. Durağın tam önünde güzel bir bulvar var. Bu bulvarın adı Mustafa Kemal Bulvarı. ÖLMEZ BULVAR. Sırası gelmişken bu bulvarın hikayesini anlatayım. Sanırım bu bulvarın bir eşi daha ülkemizde ana yollarda yoktur. Özel yollarda olabilir.
Hikayesi şöyle;
Fotoğraftaki evi 1994 yılında emekli olunca aldığım ikramiyenin bir bölümünü peşin verdim ve 15 yıl sabit ödemeli olarak Emlak Bankasından aldım. İnşaat tam bitmediği için hafta sonları ara sıra Büyükçekmece Mimaroba’da ki yeni semte gelir eve bakardım. Bir gün gittiğimde evin ön tarafından geçmesi gereken bir yol inşaatının başladığını gördüm ve şok oldum. Zira yapılan yolun zemini aynı bir binanın inşaatı gibi kare kare demirlerle örülmüş ve üzerine beton dökülüyor. Bu durumu işçilere sordum. Aldığım cevap aynen şöyle: “Başımızda Almanya’dan gelen bir Türk Mühendis var. Bu iş onun icadı galiba. Biz de ilk kez böyle bir yol yapıyoruz.” Anlayacağınız işte o adı sonradan Mustafa Kemal Bulvarı olan bu yolun altı tamamen beton örgü ile kaplı. Ben bulvarın karşısında tam 32 yıldır oturuyorum, inanın bu yolda şimdiye kadar hiçbir eskime, çökme, yıpranma olmadı.
Keşke ülkemizde tüm yollar böyle yapılsa da azıcık bir yağmurda bırak eskimeyi denizlere akıp gitmeseydi. Kısa bir not daha, keşke o dönem Emlak Bankasının başlattığı bu sistem devam etseydi, inanın bugün ülkede konut sorunu kalmazdı. Orta sınıfın rahatlıkla ödeyebildiği sağlam binalar yaptılar. Ancak başlarındaki yöneticiler bu işi sürdüremedi. Hatırlayın, “Rüşvetin belgesi mi olur” anektodları havada uçuşuyordu. Yazık oldu. Evet bu fotoğraftaki bulvar üzerinde görülen çiçekli ağaçlardakiler, ünlü Japon Süs Kiraz çiçeği. Galiba Japonca adı Sakura. Muhteşem bir manzarası var ancak ömürleri çok kısa. Havada rüzgar ve yağmur olamazsa bir aylık keyfi var, Genelde 15 günde dökülüyorlar. İşte çiçeklerin üstünden gözüken binaların soldaki en üst katında da ben oturup bu keyfi kısada olsa yaşıyorum.
İGA’NIN TEMİZLİK SINAVI.
Öteki fotoğraf ise İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali içinden. Küçük bir delikanlı anne ve babasıyla uçaklarını beklerken oynayıp zıpladıktan sonra yorgunluktan kendisini yere bırakmış. Zeminin temiz olduğunu gören anne ve baba da çocuğun keyfini bozmamış. Zira biraz ilerde otomatik makineyle bir görevle zemini silerken, bir başka görevli de elindeki aletle küçük mıntıka temizliği yapar durumda. Yerler pırıl pırıl. Bunu gören büyüklerde yorgun çocuğu rahat bırakmışlar.
İşte böyle dostlar gördükçe çekeceğiz.












